Keşke Dergisi 26. Sayı

 

2017 yılının son sayısıyla Keşke Dergisi raflarda yerini aldı. Kasım-Aralık dönemine ait 26. sayı Serap Aslı Araklı’nın ‘Dünya Tini’ ve Engin Hamamcı’nın ‘Yorgunluğa Uzanmak’ şiirleri ile açılıyor.

Koray Feyiz, şiir ve matematiğin bağlarını irdelediği inceleme yazısında, ‘eşyanın şairi’ olarak adlandırılan Sedat Umran’ın şiirlerini ‘Matematiksel Eleştiri ve Sedat Umran Şiiri’ başlığı altında okuyucuya sunarak, Mandelbrot Kümesinden bir titreşim çatalının işlevine kadar çeşitli önermelerle matematiğin ve şiirin dansını zihinlerimizde canlandırıyor.

Dilek Deniz Gümüş’ün ‘Boşluk Sesi’ ve Gökmen Yener’in ‘Kaybolmak Respublikası’ başlıklı şiirleri Kasım-Aralık sayısında yer alan diğer şiirler.

Okuyuculardan gelen 200 kelimelik kısa yazıların yayınlandığı ‘Çok Kısa’ köşesinde Atakan Boran, Emel Çalışkan ve Serkan Yıldırım’ın kısa öykü ve denemeleri yer alıyor. Pencere köşesindeyse usta şair Sezai Karakoç’un ‘ikinci yeni’ olarak adlandırılan şiir akımının isimlendirilmesi ve içeriğine dair düşüncelerini içeren ‘Yeni Gerçekçi Şiir: “İkinci Yeni” başlıklı yazısına yer veriliyor.

Remzi Kanat bir önceki sayıda olduğu gibi bu sayıda da peş peşe iki öyküsü ile yer alıyor. ‘Uyku’ başlıklı öyküsünde Sezai Bey’in ailesiyle olan ilişkileri huysuzluğu ve kuruntuları üzerinden ele aklınırken, ‘Bir Ev Parası’ başlıklı öyküsünde ise Recep’in mahalle sakinleriyle ve arkadaşlarıyla geçirdiği günler anlatılıyor. Tufan Yılmaz ‘Makanaktu’ başlıklı öyküsünde birey/toplum ilişkilerini ve değer yargılarını irdelerken, hepimizin aşina olduğu bir kıssadan yola çıkarak okuyucuya bir karıncanın gözünden düşüncelerini aktarıyor. Tan Doğan’ın ‘cız ile vız’, Çiğdem Yılmaz’ın ‘Hayat Gözüm Benim’ başlıklı öyküleri dergide yer alan diğer öyküler.

Mustafa Can Özdemir ‘Bir Mağlubun Ardından’ başlıklı düşünce yazısında Emil Cioran’ın söylemleri ve yazmaya ilişkin tutumu üzerinden birçok noktaya değinirken, derginin sonraki sayılarında da düşünce yazılarına devam edeceğinin sinyalini veriyor. Muzaffer M. Onat’ın ‘Hayatımızdaki Isırgan Otlarını Keşfetme Klavuzu’ başlıklı eleştiri yazısı ve Münir Ersan Tuna’nın ‘Macondo’ya Tek Gidiş’ başlıklı denemesi ise 26. Sayıda yer alan diğer yazılar.

Derginin ön kapağında her zamanki gibi Alperen Köseoğlu’nun imzası yer alırken, arka kapakta Züleyha Öztürk’ün çizimine Cihan Deniz’in dizeleri eşlik ediyor.