Keşke Dergisi 5. sayı

Sayı 5 Ön Kapak İnternet-SitesiSayı 5 Arka Kapak İnternet-Sitesi

Keşke Dergisi, 2014 Mayıs-Haziran sayısı olan 5. sayısı ile karşınızda. Her sayıda değişen renkleriyle Alperen Köseoğlu’na ait kapak bizleri coşkulu ve sıcak bir şekilde karşılıyor. Ayrıca Ümit Öğmel’in illüstrasyonları yazılara görsellik katıyor.

Bu sayıda yazarlarımızdan Ercan Dansuk, Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Kurtuluş Kayalı ile yaptığı “Tarih ve Toplum Üzerine Bir Söyleşi” ile karşımızda. Diğer yandan Nurullah Deveci “Şair ve Aşığın Hissiyatına Dair (I)” yazısıyla devamı gelecek olan bir yazı dizisine mukaddime yapıyor. Emin Hekimoğlu ise daha çok tıbbi yönü ile bilinen İbn-i Sina’nın edebi yönünü irdeliyor.

Şairlerimizden Yaşar Bedri “Davulcuyu Beklerken” adlı şiiriyle ramazanı muzip bir dil ile ele alıyor. Mehmet Şamil ise “Akıl, Hicab ve Dua” adlı şiiriyle insanın geçtiği merhaleleri işliyor. İzzet Gökçe “Senli Şiir” adlı şiiriyle gönüllerin bamteline dokunuyor. Münir Ersan Tuna “eleğimsağma” adlı şiiriyle özlemini aktarıyor okuyucuya.

Engin Hamamcı bu sayıda “Sonrası Yok” adlı şiiriyle okurlarına hitap ederken, Seda Ketum “çiçeğin kök salması, beklemekten” adlı şiiriyle döküyor sitemini satırlara. Serhat Yusuf Koşal ise “Şeyhim” adlı şiiriyle içini döküyor şeyhine.

“Şehrin Kadını” başlıklı yazısıyla şehir ile kadın olgusunu harmanlıyor Elif Sude. M. Fatih Cinoğlu ise “Kaçış Planı” başlıklı öyküsüyle büyük şehre yeni gelmiş bir çocuğun ruh dünyasını analiz ediyor. Oğuzhan Gülcemal “Haftayı Sonlandırma Planı” adlı yazısı ile zorlu geçen bir haftanın güzel bir hafta sonu ile nasıl sonlandırılması gerektiğini inceleyip vurguluyor. Mehtap Keldal ise “Ahmet Mithat Efendi ve Romanlarındaki ‘Kadın’ Vurgusu” başlıklı inceleme yazısı ile karşımızda. Serhat Uzman “Seyr-i Alem” adlı yazısıyla alemi seyr eylemeye çalışırken bakışının beton yığınlarıyla kesişmesinin öyküsünü okuyucuya sunuyor.

Bir edebiyat tünelinden geçip dergiyi kapatma zamanı geldiğinde arka kapakta, ön kapağın bizleri karşılayan renkliliğe ve coşkuya karşın, siyah ve yıldızlı bir gökyüzü ile adeta derginin bitişinin hüznünü yansıtan, bir Alperen Köseoğlu çizimini görüyoruz. Hislerimize tercüman olan bu arka kapakla dergimizi kapatıyoruz. Lakin arka kapaktaki her hüzün yeni bir sayının müjdeciliğini de yapıyor. Yeni sayıda görüşmek üzere diyelim.

b